Emir Dirar kurban bayramında çok hastaydı. O yüzden ne bayramlığını giyebildi ne de taaa Eskişehir ve Konya'dan gelen Hatice ve Meryem ablalarına gülücük verebildi. Bayamın 1.gününün gecesi soluğu acilde aldık :( Yüksek ateş ve ağlama krizlerinin sebebi çok sinir bozucu bişeymiş: kulak iltihabı :(((
Yavrum o kadar halsiz kaldı ki bayram değil eziyet günleri oldu ona. 3 gece ağladı neredeyse. Ama çok şükür şimdi daha iyi. İlaçlarını içti ve iyileşti... Ama ne içme... Yeni öğrendiği püskürtme yöntemiyle yarısını dökerek :)
Ek gıdalarını her gün farklı olacak şekilde ayarlamaya çalışıyorum ki değişik tatlara vereceği tepkilere göre zaman içinde onun en sevdiği menüyü oluşturabileyim. Ama muzur oğlumuz kaşığa elini sokmak ve elimi tekmelemek suretiyle herşeyi üstümüze başımıza hatta kendi kafasına yediriyor. Hele bir de kaşığı püskürtme durumu var ki hiç sormayın :))
Emir Dirar geçen ay biraz az kilo almış; sadece 400gr.:(( Gerçekten çok üzülüyorum ama elimden de bişey gelmiyor. Hem hastalık hem de ek gıdaya tepki nedeniyle anne sütüne de mesafe koymaya başladı biraz. İnşallah bu durum geçicidir ve canım evladım da diğer akranları gibi "normal" sınırlarda kilo alır.
Buraya daha sıklıkla haber yazacağımdan bahsetmiştim ama ne mümkün... Emir Dirar varken laptop, cep telefonu hatta kumanda bile elimize alamadığımız şeyler. Ne kadar tuşlu nesne varsa eline geçirip hooop ağzına sokuyor minik yaramazımız. Malum herşeyin önce ağız yoluyla tanımlanması gerekiyor. O yüzden gerçekten çok ciddi takip etmek gerekiyor. Yoksa kocaman bir kağıt peçete yumağını boğazında yakalamak çok sıklıkla karşılaştığımız bi durum.
Selam ve dua ile...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder