içerik

9 Mart 2013 Cumartesi

Emir Dirar'ın Dişi Çıktı

Tabii ki uzun zaman oldu dişleri çıkalı. Ama bilindiği üzere bu tip etkinlikler kalabalıkta anlam kazanıyor. O yüzden biz ana oğul yine düştük yollara ve geldik Konya'ya. Uzun süren hummalı çalışmalar, yoğun ekip toplantıları :) ve sonuçta Emir Dirar'ın Diş Buğdayı organizasyonu hep beraber başarıyla kotarıldı ;)

Emeğin büyüğü Yasemin Teyzesinin. Her türlü el işleri, maharet gerektiren kısım tamamen Yasemin Teyzenin eseri. Zaten beni tanıyanlar bu kadarını tek başıma yapamayacağımı bilirler. Ben sadece tasarım işlerini hallettim. Digital işler, kesme-yapıştırma, basit biraraya getirmeler vs.
Yasemin hem becerikliliğiyle hem de sonsuz özverisiyle gerçek bir arkadaş olduğunu yine yeni yeniden gösterdi.
Bu kadar büyük ve zahmetli bir organizasyona girişmemizin tek nedeni kutlama değildi elbette. Biz Yaseminle bu işi profesyonel olarak yapmayı planlıyoruz. Bu amaçla sınırları zorlayarak, belki de Konya'nın gelmiş geçmiş en şaşaalı diş buğdayı partisine imzamızı attık. Bu konuda hiiiç mütevazı olamıycam kusura bakılmasın. Zaten aldığımız tepkiler de bu iddiayı destekledi.
Blogumuzu takip eden herkese buradan duyuralım ki birazdan göreceğiniz fotoğraflardaki BÜTÜN ürünler tarafımızdan ve elde yapılmıştır. Bu ürünler ve daha aklınıza bile gelemeyecek çeşitler siparişinize göre sizin de olabilir. İletişim için nihalataberkcan@gmail.com adresimi kullanabilirsiniz.
İşte o güzel günden kareler


Şeker kutularımız


İçlerinde mavi beyaz drajeler vardı. Çikolata kaplı badem şekerleri hem şirin hem de lezzetliydi.


Bu muhteşem eserin sahibi Yasemin Teyzesi. O maharetli elleri kurdele nakışı ile havlulara oğlumun adını işledi. İki ismi birden sığdırmak zor olduğundan ilk ismi Emir yazıldı sadece. Ve çok şık oldular.



Tül keseler içinde çok şirin görünüyorlardı.


Keçeden yapılan bu dişler hem anahtarlık hem de mıknatısı sayesinde buzdolabı süsü olarak kullanılabiliyor.Bunlar da Yasemin'in elinden.


Peçeteliklerimiz :)


İçleri doluyken çekemedik ama bunlar da buğdayları ikram ettiğimiz kaseler.



İlk kez denediğim bi tarif olarak çikolata topları beni hayli zorladı. Özellikle şekil verme konusu oldukça sıkıntılıydı. Ama lezzeti o kadar güzeldi ki minik misafirlerimiz sıksık masanın etrafında ağızlarına atarken yakalandılar :) Ha bu arada çubuklarımızın şıklığına dikkat ! Bu şirin objeyi atmaya kıyamadığımız için misafirlerimize birer anı olsun diye hediye ettik.
 
 
Veeee pastamız...! Sadece fotoğrafa bakarak aynısını yapabilen üstün yetenek kim? Tabi ki Yasemin teyzemiz. Tadına zaten söylenecek söz bulamıyorum, ama bu muhteşem görüntüyü oluşturmak gerçek bir yetenek. Misafirlerimiz ilk gördüklerinde pasta olduğunu bile anlayamamışlar :)
 

 
Bu şirinlikler de diş kurabiyelerimiz. Sayıyı fazla tutunca yapılışı hem uzun hem zahmetli oldu. Bu zahmetin büyüğü de benimle sabahlayarak ciddi emek veren Hatice Ablasına ait. Bi daha ne diş ne kurabiye görmek istememesi ondan :)
 
 
 
Bu da masamızın genel görüntüsü.
 
 
Gelelim süslemelere... Annemlerin evinin salonunda yaptığımız bu organizasyonda 3 pencere için 3 farklı süsleme kullandık. Bu penceredeki süsler sanki nazar boncuğu gibi görünmüş, yani öyle dediler.
 

 
Bunlar da sevimli mi sevimli ponponlarımız :) Hepsini kendi ellerimizle yaptık. Ve tabi avizeler arasında hoş bi geçiş için tüllerimiz...
 
 
Bir başka pencere için tülden ponpon yaptık. Bunlar da çok şık ve sevimliydi.
 
 
Bir başka açıdan salon görüntüsü.
 
 
Tüllerin arasından sarkan bu keçe dişler hem çok beğenildi hem de ortama bambaşka bi hoşluk kattı.
 
 
3. perde içinse banner tasarımı yaptım. Tüm bu malzeme ve işlenmesi o kadar büyük bi zevk ki en kısa zamanda tekrar yapmak için sabırsızlanıyorum.
 
 
 Süs zincirimizi Yasemin Teyzesi hazırladı ve bütün salonu hatta antreyi bu harika süslemeyle kapladık. Tabi yanında bol bol ponponla :)
 
 
Gelelim kapı süsüneee...
 
 
 
Gerçekten çok ama çok sevimli değil mi? Üzerinde çok emek var bunu her haliyle belli ediyor. Hele o sarkan dişlerin gülümsemesi... Daha kapıda böyle bir karşılamayla insan nasıl mutlu olmaz?

 
 
Evin kapısına ise bu yazıyı astık.
 
 
Misafirlerimize işte böyle kocaman bi hediye paketi verdik. Giderken herkes çok mutlu ve şaşkındı. Böyle bir organizasyona hepsi ilk kez katılmıştı ve bunun Konya'da bi ilk olduğunda hemfikirlerdi.
 
 
 
Aaaaa O da kim???

 
Bi penguen mi var burda sanki? :)
 
 
Evet kostüm dikme konusunda pek başarılı olduğum söylenemez. Ama içindeki bu minik melekle kostüm de çok şirin görünüyordu. Zaman zaman şapkadan rahatsız olsa da Emir Dirar konukların karşısına sevimli ve yaramaz bi penguen olarak çıktı.
 
 
Unuttum sanmayın, mahsus sona sakladım; karşınızda bu unutulmaz günün mimarı, yetenek abidesi, özveri timsali, canım kardeşim-arkadaşım Yasemin.
HERŞEY'e rağmen yanımda olması, tüm aksilikleri ustaca düzeltmesi, hamaratlığı, kıvrak zekasıyla sorun çözmesi... daha ne desem az onun için. Bacım iyi ki varsın, iyi ki arkadaşımsın. 
Beraber bi yola çıkmaya niyetlendik ve inşallah Rabbim bizim yanımızda olur. Dediğim gibi burda görülen her ürün kendi üretimimiz ve istediğiniz zaman sizin de olabilir. Bu iki heyecan dolu yüreğe destek olmak isteyenler mail yoluyla bize ulaşıp sipariş verebilir.
 
 
Eeee Emir Dirar diş buğdayı tepsisinden ne seçti?
 
 
Para :D))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder